cızırtı

n. sizzle, splutter, sputter, cross talk, strays
--------
cızırtı (plak)
n. surface nose
* * *
splutter (n.)

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • cızırtı — is. Cızırdama sesi, cızıltı Döşeme, suyun cızırtılarla soğuttuğu ağır bir taş gibi buğu içindeydi. Y. N. Nayır …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cızıltı — is. Cızırtı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • parazit — is., biy., Fr. parasite 1) Asalak 2) Radyo, televizyon, telsiz vb. aygıtların yayınına karışan yabancı ses veya cızırtı 3) mec. Herhangi bir işte, olayda sorun çıkaran kimse Zaten ilk fırsatta dökülecek parazitlerdir ki bu sözlerimize gücenip… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • pürtük — is., ğü 1) Herhangi bir şeyin üzerindeki çıkıntı biçiminde küçük kabarcık Portakalın pürtükleri. 2) Cızırtı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kül olmak — 1) bütünüyle yanmak Tatlı bir cızırtı çıkararak çabucak tutuşur, mavi ve sincabi bir buhar bırakarak kül oluverirdi. Ö. Seyfettin 2) mec. varını yoğunu yitirmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • SARİR — (Kapı, kalem vs. de) Cızırtı, gıcırtı …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.